Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yapay Zekâ

Medya Doktoru - Yapay Zekâ haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yapay Zekâ haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Üstün Patent Sahibi Özlem Arslan Kart: Fikri Mülkiyet, Şirketlerin En Güçlü Güvencesi Haber

Üstün Patent Sahibi Özlem Arslan Kart: Fikri Mülkiyet, Şirketlerin En Güçlü Güvencesi

Fikri mülkiyet alanında yaşanan gelişmeler, girişimciler ve şirketler için patentin önemini bir kez daha gündeme taşıdı. Üstün Patent Sahibi Özlem Arslan Kart, fikri hakların yalnızca hukuki bir prosedür değil, aynı zamanda ekonomik ve stratejik bir güvence olduğunu belirtti. Kart, özellikle girişimciler ve KOBİ’ler arasında yaygın olan “önce üretelim, sonra koruruz” anlayışının ciddi riskler barındırdığına dikkat çekerek, fikri mülkiyet korumasının işin en başında ele alınması gerektiğini vurguladı. Koruma altına alınmayan fikirlerin, kısa sürede üçüncü kişiler tarafından tescillenerek hak kaybına yol açabildiğini ifade etti. Patent ve marka tescilinin yalnızca bir belge olarak görülmemesi gerektiğini belirten Özlem Arslan Kart, bu sürecin şirketlerin yatırım alabilme kapasitesini doğrudan etkilediğini kaydetti. Kart’a göre yatırımcılar, artık yalnızca ürün veya hizmete değil, bu ürünün fikri mülkiyet altyapısına da odaklanıyor. Yazılım, sağlık teknolojileri, yapay zekâ, savunma sanayi ve gıda sektörlerinde fikri mülkiyet ihlallerinin daha sık gündeme geldiğini belirten Kart, bu alanlarda faaliyet gösteren firmaların profesyonel destek almadan ilerlemesinin ciddi kayıplara neden olabileceğini söyledi. Özlem Arslan Kart, patentin yalnızca hak sahipliğini değil, aynı zamanda rekabet gücünü ve sürdürülebilirliği temsil ettiğini vurgulayarak, fikrini koruma altına alan şirketlerin hem ulusal hem de uluslararası pazarda daha güçlü bir konum elde ettiğini ifade etti.

“Yakın Görmede Devrim: Lazer ve Biyolojik Doku Nakliyle Gözün Doğal Gücü Geri Kazandırılıyor” Haber

“Yakın Görmede Devrim: Lazer ve Biyolojik Doku Nakliyle Gözün Doğal Gücü Geri Kazandırılıyor”

“Yakın Görmede Devrim: Lazer ve Biyolojik Doku Nakliyle Gözün Doğal Gücü Geri Kazandırılıyor” Türkiye’de göz hastalıkları alanında yapılan son çalışmalar, yaşla birlikte ortaya çıkan yakın görme bozukluklarının (presbiyopi) tedavisinde önemli bir aşamaya ulaştı. Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Rıfat Rasier, lazer cerrahisi ve biyolojik doku nakli yöntemlerinin bir araya getirildiği yeni yaklaşımla, gözün doğal odaklama gücünün yeniden kazandırılabildiğini söyledi. Modern Teknolojilerle Yakın Görme Yeniden Kazandırılıyor Prof. Rasier, 40 yaş sonrasında birçok kişide gelişen yakın görme sorunlarının yaşam kalitesini etkilediğini belirterek, “Presbiyopi artık kaçınılmaz bir yaşlanma belirtisi olarak görülmüyor. Yeni nesil lazer sistemleri, gözün farklı mesafelerde net görüş sağlayabilmesi için korneayı yeniden şekillendirebiliyor,” dedi. Bu kapsamda öne çıkan iki yöntemin “Custom Q” lazer sistemi ve biyolojik allogreft implantlar olduğunu belirten Rasier, “Amaç yalnızca uzağı düzeltmek değil; gözün kendi yapısını koruyarak hem yakın hem orta mesafede konforlu bir görüş elde etmek,” ifadelerini kullandı. Kişiye Özel Lazer Uygulamaları Custom Q teknolojisinin, her hastanın göz yapısına göre planlandığını anlatan Rasier, klasik lazer yöntemlerinden farklı olarak yalnızca numarayı sıfırlamakla kalmadığını, aynı zamanda gözün doğal eğriliğini koruyarak odak derinliğini artırdığını söyledi. “Bu sistem, bilgisayar kullanım mesafesinde de netlik sağlıyor. Dolayısıyla günlük yaşamda çok daha doğal bir görme konforu oluşturuyor,” dedi. Biyolojik Doku İmplantlarıyla Desteklenen Yaklaşım Son dönemde klinik çalışmalarda dikkat çeken bir diğer gelişme ise biyolojik allogreft implantlar oldu. İnsan kaynaklı şeffaf kolajen dokusunun mikron düzeyinde şekillendirilerek kornea içine yerleştirildiği bu yöntemde, yapay lens yerine biyolojik uyum ön planda tutuluyor. Rasier, “Bu materyal gözde görünmez, istenirse çıkarılabilir ve vücutla uyum içinde çalışır. Gözün doğal yapısını bozmadan odak derinliğini artırır,” açıklamasında bulundu. Klinik Veriler Umut Veriyor Uluslararası çalışmalara göre, bu yöntemlerle yakın görme belirgin biçimde iyileşiyor, okuma gözlüğü ihtiyacı azalıyor ve uzun vadede görme kalitesi korunabiliyor. Ancak Prof. Rasier, “Her hastanın göz yapısı farklı olduğu için tedavi mutlaka bireysel ölçümlere göre planlanmalıdır,” uyarısında bulundu. Kısa Sürede Gündelik Hayata Dönüş Her iki uygulamanın da genellikle 15–20 dakika sürdüğünü belirten Rasier, işlemlerin yalnızca damla anestezisiyle gerçekleştirildiğini, hastaların birkaç gün içinde net görüşe kavuşabildiğini söyledi. “Yaşlanmayan Göz” Hedefi Yeni lazer sistemlerinin yapay zekâ destekli göz izleme teknolojileriyle birleştiğine dikkat çeken Rasier, “Yakında lazer enerjisi, hastanın göz tepkilerine göre kendini ayarlayabilecek. Bu da görme kalitesinde yeni bir dönemin kapısını aralıyor,” değerlendirmesini yaptı. Uzmanlardan Çağrı Uzmanlar, yaşla birlikte gelişen yakın görme bozukluklarının erken dönemde değerlendirilmesi ve kişiye özel planlama yapılmasının önemine vurgu yapıyor. Kaynak: Prof. Dr. Rıfat Rasier İletişim: +90 (533) 280 53 02

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.