Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

“Normal” Denilen Ağrı: Kadınlar Ne Zaman Şüphelenmeli?

Yazının Giriş Tarihi: 17.01.2026 18:11
Yazının Güncellenme Tarihi: 17.01.2026 18:11

Doç. Dr. Emine Öztürk
Kadınların sağlık öykülerinde en sık duyulan cümlelerden biri şudur:
“Adetliyken ağrı normal.”
Peki gerçekten her ağrı normal midir, yoksa bazı ağrılar yalnızca normalleştirildiği için mi fark edilmez?
Kadın bedeni, doğası gereği güçlüdür. Ancak bu güç, çoğu zaman yanlış bir yere konumlandırılır. Toplumsal kabuller, öğrenilmiş sabır ve “her ay böyle” alışkanlığı; kadınların ağrıyı küçümsemesine, hatta yok saymasına neden olur. Oysa tıpta alışılmış olan her durum, sağlıklı anlamına gelmez.
Her Kramp Masum Değildir
Adet döneminde hafif kasılmalar ve kısa süreli kramplar görülebilir; bu fizyolojik bir süreçtir. Ancak ağrı;
????Günlük yaşamı sekteye uğratıyorsa
????İşe veya okula gitmeyi engelliyorsa
????Ağrı kesici olmadan tolere edilemiyorsa
????Her ay giderek daha şiddetli hâle geliyorsa,
artık “normal adet sancısı” tanımının dışına çıkılmış demektir. Bu noktada vücut, sessiz bir alarm verir.
Sessiz Ama Israrcı Bir Hastalık: Endometriozis
Kadınlarda kronik adet ağrısının en sık gözden kaçan nedenlerinden biri endometriozistir. Yıllar boyunca “adet sancısı” denilerek ötelenen bu hastalık, tanı konulana kadar kadının yaşam kalitesini ciddi biçimde düşürebilir.
Sıklıkla genç yaşlarda başlar, ancak tanı gecikir. Çünkü ağrı “alışılmıştır”.
Endometriozis yalnızca adet döneminde değil; cinsel ilişkide ağrı, kronik pelvik ağrı, bağırsak ve idrar şikâyetleriyle de kendini gösterebilir. Üstelik bazı hastalarda infertiliteye kadar uzanan sonuçlara yol açabilir.
Tek olasılık Endometriozis değil
şiddetli veya değişen adet ağrılarının arkasında;
????Miyomlar
????Yumurtalık kistleri
????Hormonal dengesizlikler
????Kronik enfeksiyonlar
gibi birçok jinekolojik neden bulunabilir. Bu nedenle ağrıyı tek başına “regl sancısı” olarak etiketlemek, altta yatan patolojinin gözden kaçmasına neden olabilir.
Ağrı değişiyorsa, mesaj vardır!
Özellikle altı çizilmesi gereken nokta şudur:
Eğer daha önce hafif geçen adet dönemleri zamanla daha ağrılı hâle geliyorsa, bu vücudun verdiği net bir uyarıdır. Sağlıklı bir döngü, zamanla ağırlaşmaz.
Beden konuşur; yalnızca çoğu zaman dinlenmez.
“Dayanılmaz Olunca” Değil, önce
Kadınların büyük bir kısmı doktora başvurmak için ağrının “çok dayanılmaz” bir noktaya gelmesini bekler. Oysa kadın sağlığında esas olan, ağrı zirveye ulaşmadan önce yapılan değerlendirmedir.
Erken fark edilen birçok problem, basit takiplerle veya medikal tedavilerle kontrol altına alınabilir. Gecikme ise tedavi sürecini zorlaştırır.
Kadın Olmak, acıya katlanmak değildir!
Burada net bir ayrım yapmak gerekir:
Ağrıyı küçümsemek bir güç göstergesi değildir.
Aksine, çoğu zaman gecikmiş bir riskin habercisidir.
Her kadının adet döngüsü kendine özgüdür; ancak sağlıklı bir döngü, yaşamı kilitlemez. Eğer ağrı sizi siz olmaktan çıkarıyorsa, bu bir sinyaldir.
Ve sinyaller susturulmak için değil, anlaşılmak için vardır.
Kadın sağlığında en doğru yaklaşım; bedeni “idare etmek” değil, onu dinlemek ve ciddiye almaktır.
Çünkü erken fark edilen bir ağrı, bazen yalnızca konforu değil, geleceği de korur.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.