İSTANBUL, (DHA)- İNSAN biyolojisi, nörorehabilitasyon, yapay zeka ve rejeneratif tıp alanlarındaki güncel gelişmelerin ele alındığı Cybernicx Future 2026 Zirvesi İstanbul’da düzenlendi. Etkinlikte, beyinden gelen sinyallerle çalışan Cyberdyne giyilebilir robotik sistemlerinin, omurilik yaralanmaları, Multiple Skleroz (MS), Felç ve inme, Serebral Palsi, ALS ve diğer nörolojik hastalıklarda nöroplastisiteyi nasıl tetikleyebildiği aktarıldı. Zirvede konuşan Japon Bilim İnsanı Prof. Dr. Yoshiyuki Sankai “Giyilebilir teknolojiler ve uygulamalar sayesinde, insan tarafı ile robotik tarafı birleştirebiliriz” dedi. Cybernicx Yönetim Kurulu Üyesi Gülnihal Sezer ise “Çok önemli bilim adamları ile Türkiye merkezli bir birleşme kararı aldık” diyerek uzun ve sağlıklı yaşam odaklı yeni projeleri ‘Only You Plus’ı da duyurdu.
İnsan biyolojisi, nörorehabilitasyon, yapay zeka, rejeneratif tıp ve nöroteknoloji alanlarındaki en güncel gelişmeler, Cybernicx Future 2026 kapsamında İstanbul’da ele alındı. Uluslararası katılımla düzenlenen zirve boyunca, nörolojik hastalıkların tedavisinden hücre ve gen terapilerine, siber tıptan teknolojik longevity yaklaşımlarına kadar geniş bir yelpazede bilimsel ve klinik paylaşımlar yapıldı.
Etkinlikte, beyinden gelen sinyallerle çalışan Cyberdyne giyilebilir robotik sistemlerinin, Cybernicx Terapi kombine tedavi sistemleri ile beyin ve sinir sistemini nasıl yeniden aktive ettiği ve nöroplastisiteyi nasıl tetikleyebildiği uygulamalı olarak aktarıldı. Bu sistemlerin, omurilik yaralanmaları, Multiple Skleroz (MS), Felç ve inme, Serebral Palsi, ALS ve diğer nörolojik hastalıklarda robotik rehabilitasyonun bugünü ve geleceği açısından taşıdığı potansiyel, bilimsel ve klinik veriler ışığında değerlendirildi.
Türkiye’de sadece Cybernicx bünyesindeki Cyber Robotic Center merkezlerinde yer alan Cyberdyne’ın giyilebilir robotik sistemleri, uygulama kısmında da MS ve Serebral Palsi’de dünya çapında güçlü bir akademik ekibe sahip. Bu açıdan Cyber Robotic Center, Cybernicx Future 2026 panelinde uygulamalı olarak gösterilen ve bunun dışında anlatılan cihazları kombine halde kullanarak Türkiye’deki tek sistem olarak öne çıkıyor.
SANKAİ: 'İNSAN İLE TEKNOLOJİ ARASINDAKİ İLİŞKİ ARTIK ÇOK DAHA KESİN'
Zirvede konuşan ve insanların diğer canlılardan tamamen farklı olduğunu söyleyen CYBERDYNE Inc. Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Prof. Dr. Yoshiyuki Sankai, “Canlıların çoğu her zaman değişir, DNA’larını değiştirmek zorundadır. Ancak insanlar her zaman teknolojiler geliştirerek sosyal yenilikleri ya da toplumsal sistemleri değiştirmeye çalışır. Bu da teknolojinin insanlar için çok ama çok önemli olduğu anlamına gelir, diye düşünüyorum. Bu nedenle, insanlar ile teknolojiler arasındaki ilişki artık çok daha kesin ve birbirine daha sıkı bir şekilde bağlıdır. Zamanla bu ilişkinin giderek kaynaştığını düşünüyorum. Cybernicx Future 2026 zirvesinde de insanlar ile teknolojiler arasındaki bu ilişkiyi tartışmaya çalışıyoruz” dedi.
‘GİYİLEBİLİR TEKNOLOJİ SAYESİNDE İNSAN VE ROBOTİK SİSTEMLER BİRLEŞİYOR’
Teknolojinin insana uyum sağlaması gerektiğini belirten Sankai, “İnsanların da teknolojilere uyum sağlaması gerekir; yani karşılıklı olarak. Yapay zeka teknolojisi bu uyumu teşvik eden önemli parçalardan biridir. Hatta sağlık sistemleri bile, hastaların durumları sürekli değiştiği için, hasta koşullarına uyum sağlayan bu tür yapay öğrenme sistemlerine sahiptir. Bu teknolojiler her zaman durumu kontrol eder ve en verimli koşulları birlikte değerlendirir. Bu çok önemlidir. Yapay zeka teknolojisi burada kilit unsurlardan biridir. Tarihsel olarak, bilim kurgu alanında bu teknolojiler genellikle vücudumuza yerleştirilmeye çalışılmıştır. Ancak en son teknolojiler tamamen farklıdır. Giyilebilir teknolojiler ve uygulamalar sayesinde, insan tarafı ile robotik tarafı birleştirebiliriz. Bu uyumlulukların gerçek dünyada kullanılabilmesi açısından çok önemli olduğunu düşünüyorum.” diye konuştu.
“SAĞLIKLI VE UZUN BİR YAŞAMI DESTEKLEMEK İÇİN KULLANILABİLİR”
Giyilebilir teknolojilerin sağlıklı ve uzun yaşamı desteklemek için de önemli bir teknolojik kaynak olduğuna dikkat çeken Sankai, “Bu teknolojiler insanların içsel durumlarını, beyin ve sinir sistemlerini ve fizyolojik sistemlerini sürekli analiz eder. Gelecekte ve mevcut durumda bu sistemler, sağlıklı ve uzun bir yaşamı desteklemek için insanın durumunu kontrol edebilir. Şu anda bu teknolojileri kullanarak beyin fonksiyonlarını analiz etmeye odaklanıyoruz. Fonksiyonel MR ya da bazı teknolojiler burada bazı görüntüler oluşturuyor. Bu teknolojileri tedavi süreçleri boyunca kullanarak, iyileşme sürecindeki beyin fonksiyonlarını değerlendirebiliriz. Bunun, bir sonraki adımlardan biri olduğunu düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.
Zirvede Only You Plus adlı teknoloji destekli Longevity Sistemi’nin merkezinin Türkiye’de açılacak olması da duyuruldu. Konuyla ilgili konuşan Cybernicx Yönetim Kurulu Üyesi Gülnihal Sezer, “Bugün burada Japonya, İtalya ve Türkiye'nin çok önemli bilim insanlarının bir araya gelmiş olduğu Cybernicx Future 2026’dayız. Geleceğin hem uzun yaşamını hem de sağlık anlamında nasıl şekillendiğini, yüksek teknolojinin buna nasıl destek olduğunu, yapay zekanın bunun neresinde ve ne olduğunu ama her şeyden önemlisi insan olduğunu konuşuyoruz. Çok önemli bilim insanlarının bir araya gelmiş olduğu ve birlikte yol almaya karar verdiğimiz bir projemiz var. Bu projede her alanından ve dünyadan önemli bilim insanlarının yer aldığı uzmanlar var. Tüm bu bilgi ve birikimleri merkezi Türkiye’de olacak Only You Plus projesinde birleştirme kararı alındı. Bu proje aynı zamanda eğitim de içerecek. Bu kısmı da bizim açımızdan çok önemli. Türkiye çok genç bir nüfus. Eğitim, İtalya’da dijital ve telematik bir üniversitede olacak. Bununla beraber dünyanın her yerinden her öğrenciye de ulaşmış olacağız. Çok heyecanlı bir gün” dedi.
Projenin öncelikli hedefinin uzun ve sağlıklı yaşam alanında konumlanacağını belirten Sezer, “Bu anlamda farklı sektörlerdeki doktorlarımızla Türkiye içerisinde iş birliği alanına gireceğiz. Amacımız bu doktorlarımızı da bu çerçevenin içerisinde yurt dışındaki önemli bilim insanlarıyla bir araya getirebilmek.” diye konuştu.
Zirvede konuşan Takafuji Genel Bilimsel Araştırmalar Enstitüsü’nün Başkanı, Japon bilim insanı Prof. Dr. Yasutane Takafuji plazma teknolojisinde gelinen son noktaya ve yeni geliştirdikleri cihaza yönelik bilgiler vererek , “Aslında plazma üretmek demek, radyasyon türlerinden biri olan gama ışınlarının (gamma ray) yayılması anlamına gelir. Bu gama ışınları ortaya çıktığında, insan hücreleri ve özellikle mitokondriler aktive olur. Mitokondrilerin güçlenmesiyle birlikte, eğer kanser hücreleri gölgede saklanıyorsa, NK (Doğal öldürücü hücreler) hücreleri ve T hücrelerinin onları yok etme gücü artar.” dedi.
‘PLAZMA TEKNOLOJİSİYLE ATP ÜRETİMİ 3 KAT ARTIYOR’
Mitokondrilerin hücrenin enerji merkezi olduğunu söyleyen Takafuji, “Mitokondriler canlandıkça vücut ısısı yükselir ve bağışıklık sistemi ciddi şekilde güçlenir. Plazmanın asıl etkin tarafı ise burada ortaya çıkar. En önemli nokta şudur: Mitokondrilerin aktive olmasıyla birlikte, biyolojik enerji olan ATP üretimi tam 3 kat hızlanır. Bunun deneysel olarak kanıtlandığı gösterilmiştir. Bu durum, tıp dünyası açısından son derece büyük ve çarpıcı bir gelişmedir” diye konuştu.
Parkinson hastalığında iki proje üzerinde çalıştıklarına dikkat çeken Kyoto Üniversitesi iPS Hücre Araştırma ve Uygulama Merkezi (CiRA) Öğretim Üyesi, Japon Bilim İnsanı Doç. Dr. Tetsuhiro Kikuchi ise “Biri Parkinson hastalığı, diğeri ise inme (felç) üzerine. Parkinson hastalığı alanında klinik bir çalışmayı halihazırda tamamladık. Yaklaşımımız, dejenerasyona uğramış nöronların aslında kalıcı olarak kaybolmadığı fikrine dayanıyor. Bir hastadan alınan ve çeşitli işlemlere tabi tutulabilmeleri için yeniden programlanan hücre yani iPS hücre teknolojisini kullanarak bu nöronları yeniden oluşturmayı hedefliyoruz. Bu, araştırmamızın çok önemli bir noktası. Parkinson hastalığı kapsamında klinik çalışmalar zaten gerçekleştirilmiş durumda.” diye konuştu.
'PARKİNSON’DA KLİNİK ÇALIŞMA TAMAMLANDI, İNME İÇİN HAYVAN MODELLERİNDE DENENİYOR'
İnme projesinde ise Parkinson hastalığına göre daha farklı bir durumda olduklarını belirten Kikuchi, sözlerine şöyle devam etti:
“Bu çalışma şu anda hayvan deneylerinde kanıtlanmış kavram (proof of concept) aşamasında ve henüz klinik aşamaya geçilmiş değil. Fare çalışmalarını tamamladık ve araştırmayı insan dışı primat modellerine genişletiyoruz. Önümüzdeki birkaç yıl içinde klinik bir çalışma
başlatmayı planlıyoruz. Özetle, Parkinson projesi klinik aşamaya ulaşmışken, inme projesi hala klinik öncesi aşamadadır.” dedi.
HÜCRE VE GEN TEDAVİLERİNDE CAR-T TEKNOLOJİSİ KANSERDE YENİ UMUT
Konferansta hücre ve gen tedavilerinde gelinen son noktaya değinen Medikal Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Metin Kurtoğlu, hücre ve gen tedavilerinin son 10 yılda tıpta devrim niteliğinde bir ilerleme kaydedildiğini belirterek, bu tedavilerin kanserden yaşlanmanın etkilerini geciktirmeye kadar birçok alanda umut vadettiğini söyledi. Hücre ve gen tedavilerinin en önemli özelliğinin, canlı insan hücreleri ve genler üzerinden hastalığın kaynağına doğrudan müdahale etmesi olduğunu aktaran Kurtoğlu, “Hücre ve gen tedavileri içerisinde CAR-T teknolojisi oldukça önemli ve kanseri sıfırlayabilecek tarzda bir teknoloji. Kan kanserlerinde şu anda bir çığır açtı diyebilirim. Bu yönteme erişim şu anda klinik çalışmalar adı altında bütün dünyada ve Türkiye'de var.” ifadelerini kullandı.
Time dergisinin 2024’te yayımladığı “Sağlık Alanındaki En Etkili 100 Kişi” listesinde yer alarak küresel düzeyde etki uyandıran bilim insanları arasında gösterilen iki isim olan Sinirbilimci ve Lozan Üniversite Hastanesi'nden ve EPFL'den Beyin Cerrahı Dr. Jocelyne Bloch ve Prof. Dr. Grégoire Courtine de Cybernicx Future 2026 paneli kapsamında Türkiye'ye gelen isimler arasındaydı. İki bilim insanı, birlikte gerçekleştirdikleri sunumda hareketin yeniden kazanılması için nöroteknolojinin geldiği boyutları ve son çalışmalarını paylaştılar.
17 YILLIK ARAŞTIRMA İLE HİNDİSTAN'I SALLAYAN PARAG GAD DA PANELDE KONUŞTU
Cybernicx Future 2026 kapsamında Türkiye'ye gelen isimlerden biri de Dr. Parag Gad oldu. Tam 17 yıllık araştırma sonucunda geliştirdiği ve UCLA'daki doktora çalışması sırasında tasarladığı felç ve serebral palsi için invaziv olmayan tedavi cihazı ile Hindistan'da katıldığı reality şovunda herkesi etkileyen Dr. Gad, panelde detaylı bir sunum gerçekleştirdi. xStep isimli icadını devrim niteliğinde bir tıbbi cihaz olarak nitelendiren Dr. Parag Gad, cihazın omurilik yaralanmaları ve serebral palsiden kaynaklanan felci, invaziv prosedürler olmadan tedavi edebileceğini belirtti.
BEYİN PLASTİSİTESİ VE OYUN TEKNOLOJİSİ BİRLEŞİYOR
Nörorehabilitasyon alanının son dönemde öne çıkan isimlerinden Johns Hopkins Üniversitesi’nden Dr. John Krakauer, Cybernicx Future 2026’da gerçekleştirdiği sunumda, inme sonrası motor öğrenme ve rehabilitasyon süreçlerini ele aldı. Sunumunda, ileri teknolojiler ve oyunlaştırma temelli yaklaşımların, yoğun ve göreve özgü motor pratik yoluyla öğrenmeyi nasıl desteklediğini; bu süreçlerin de motor performansla ilişkili nöral devrelerde yeniden organizasyonu nasıl teşvik ettiğini paylaştı.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Sağlık alanında insan ile giyilebilir robotik sistemler birleşiyor
Sağlık alanında insan ile giyilebilir robotik sistemler birleşiyor
Cybernicx Future 2026 Zirvesi İstanbul’da düzenlendi
İSTANBUL, (DHA)- İNSAN biyolojisi, nörorehabilitasyon, yapay zeka ve rejeneratif tıp alanlarındaki güncel gelişmelerin ele alındığı Cybernicx Future 2026 Zirvesi İstanbul’da düzenlendi. Etkinlikte, beyinden gelen sinyallerle çalışan Cyberdyne giyilebilir robotik sistemlerinin, omurilik yaralanmaları, Multiple Skleroz (MS), Felç ve inme, Serebral Palsi, ALS ve diğer nörolojik hastalıklarda nöroplastisiteyi nasıl tetikleyebildiği aktarıldı. Zirvede konuşan Japon Bilim İnsanı Prof. Dr. Yoshiyuki Sankai “Giyilebilir teknolojiler ve uygulamalar sayesinde, insan tarafı ile robotik tarafı birleştirebiliriz” dedi. Cybernicx Yönetim Kurulu Üyesi Gülnihal Sezer ise “Çok önemli bilim adamları ile Türkiye merkezli bir birleşme kararı aldık” diyerek uzun ve sağlıklı yaşam odaklı yeni projeleri ‘Only You Plus’ı da duyurdu.
İnsan biyolojisi, nörorehabilitasyon, yapay zeka, rejeneratif tıp ve nöroteknoloji alanlarındaki en güncel gelişmeler, Cybernicx Future 2026 kapsamında İstanbul’da ele alındı. Uluslararası katılımla düzenlenen zirve boyunca, nörolojik hastalıkların tedavisinden hücre ve gen terapilerine, siber tıptan teknolojik longevity yaklaşımlarına kadar geniş bir yelpazede bilimsel ve klinik paylaşımlar yapıldı.
Etkinlikte, beyinden gelen sinyallerle çalışan Cyberdyne giyilebilir robotik sistemlerinin, Cybernicx Terapi kombine tedavi sistemleri ile beyin ve sinir sistemini nasıl yeniden aktive ettiği ve nöroplastisiteyi nasıl tetikleyebildiği uygulamalı olarak aktarıldı. Bu sistemlerin, omurilik yaralanmaları, Multiple Skleroz (MS), Felç ve inme, Serebral Palsi, ALS ve diğer nörolojik hastalıklarda robotik rehabilitasyonun bugünü ve geleceği açısından taşıdığı potansiyel, bilimsel ve klinik veriler ışığında değerlendirildi.
Türkiye’de sadece Cybernicx bünyesindeki Cyber Robotic Center merkezlerinde yer alan Cyberdyne’ın giyilebilir robotik sistemleri, uygulama kısmında da MS ve Serebral Palsi’de dünya çapında güçlü bir akademik ekibe sahip. Bu açıdan Cyber Robotic Center, Cybernicx Future 2026 panelinde uygulamalı olarak gösterilen ve bunun dışında anlatılan cihazları kombine halde kullanarak Türkiye’deki tek sistem olarak öne çıkıyor.
SANKAİ: 'İNSAN İLE TEKNOLOJİ ARASINDAKİ İLİŞKİ ARTIK ÇOK DAHA KESİN'
Zirvede konuşan ve insanların diğer canlılardan tamamen farklı olduğunu söyleyen CYBERDYNE Inc. Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Prof. Dr. Yoshiyuki Sankai, “Canlıların çoğu her zaman değişir, DNA’larını değiştirmek zorundadır. Ancak insanlar her zaman teknolojiler geliştirerek sosyal yenilikleri ya da toplumsal sistemleri değiştirmeye çalışır. Bu da teknolojinin insanlar için çok ama çok önemli olduğu anlamına gelir, diye düşünüyorum. Bu nedenle, insanlar ile teknolojiler arasındaki ilişki artık çok daha kesin ve birbirine daha sıkı bir şekilde bağlıdır. Zamanla bu ilişkinin giderek kaynaştığını düşünüyorum. Cybernicx Future 2026 zirvesinde de insanlar ile teknolojiler arasındaki bu ilişkiyi tartışmaya çalışıyoruz” dedi.
‘GİYİLEBİLİR TEKNOLOJİ SAYESİNDE İNSAN VE ROBOTİK SİSTEMLER BİRLEŞİYOR’
Teknolojinin insana uyum sağlaması gerektiğini belirten Sankai, “İnsanların da teknolojilere uyum sağlaması gerekir; yani karşılıklı olarak. Yapay zeka teknolojisi bu uyumu teşvik eden önemli parçalardan biridir. Hatta sağlık sistemleri bile, hastaların durumları sürekli değiştiği için, hasta koşullarına uyum sağlayan bu tür yapay öğrenme sistemlerine sahiptir. Bu teknolojiler her zaman durumu kontrol eder ve en verimli koşulları birlikte değerlendirir. Bu çok önemlidir. Yapay zeka teknolojisi burada kilit unsurlardan biridir. Tarihsel olarak, bilim kurgu alanında bu teknolojiler genellikle vücudumuza yerleştirilmeye çalışılmıştır. Ancak en son teknolojiler tamamen farklıdır. Giyilebilir teknolojiler ve uygulamalar sayesinde, insan tarafı ile robotik tarafı birleştirebiliriz. Bu uyumlulukların gerçek dünyada kullanılabilmesi açısından çok önemli olduğunu düşünüyorum.” diye konuştu.
“SAĞLIKLI VE UZUN BİR YAŞAMI DESTEKLEMEK İÇİN KULLANILABİLİR”
Giyilebilir teknolojilerin sağlıklı ve uzun yaşamı desteklemek için de önemli bir teknolojik kaynak olduğuna dikkat çeken Sankai, “Bu teknolojiler insanların içsel durumlarını, beyin ve sinir sistemlerini ve fizyolojik sistemlerini sürekli analiz eder. Gelecekte ve mevcut durumda bu sistemler, sağlıklı ve uzun bir yaşamı desteklemek için insanın durumunu kontrol edebilir. Şu anda bu teknolojileri kullanarak beyin fonksiyonlarını analiz etmeye odaklanıyoruz. Fonksiyonel MR ya da bazı teknolojiler burada bazı görüntüler oluşturuyor. Bu teknolojileri tedavi süreçleri boyunca kullanarak, iyileşme sürecindeki beyin fonksiyonlarını değerlendirebiliriz. Bunun, bir sonraki adımlardan biri olduğunu düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.
GÜLNİHAL SEZER: 'İLERİ TEKNOLOJİ DESTEKLİ LONGEVITY MERKEZİ TÜRKİYE’DE KURULUYOR'
Zirvede Only You Plus adlı teknoloji destekli Longevity Sistemi’nin merkezinin Türkiye’de açılacak olması da duyuruldu. Konuyla ilgili konuşan Cybernicx Yönetim Kurulu Üyesi Gülnihal Sezer, “Bugün burada Japonya, İtalya ve Türkiye'nin çok önemli bilim insanlarının bir araya gelmiş olduğu Cybernicx Future 2026’dayız. Geleceğin hem uzun yaşamını hem de sağlık anlamında nasıl şekillendiğini, yüksek teknolojinin buna nasıl destek olduğunu, yapay zekanın bunun neresinde ve ne olduğunu ama her şeyden önemlisi insan olduğunu konuşuyoruz. Çok önemli bilim insanlarının bir araya gelmiş olduğu ve birlikte yol almaya karar verdiğimiz bir projemiz var. Bu projede her alanından ve dünyadan önemli bilim insanlarının yer aldığı uzmanlar var. Tüm bu bilgi ve birikimleri merkezi Türkiye’de olacak Only You Plus projesinde birleştirme kararı alındı. Bu proje aynı zamanda eğitim de içerecek. Bu kısmı da bizim açımızdan çok önemli. Türkiye çok genç bir nüfus. Eğitim, İtalya’da dijital ve telematik bir üniversitede olacak. Bununla beraber dünyanın her yerinden her öğrenciye de ulaşmış olacağız. Çok heyecanlı bir gün” dedi.
Projenin öncelikli hedefinin uzun ve sağlıklı yaşam alanında konumlanacağını belirten Sezer, “Bu anlamda farklı sektörlerdeki doktorlarımızla Türkiye içerisinde iş birliği alanına gireceğiz. Amacımız bu doktorlarımızı da bu çerçevenin içerisinde yurt dışındaki önemli bilim insanlarıyla bir araya getirebilmek.” diye konuştu.
TAKAFUJİ: PLAZMA TEDAVİSİYLE HÜCRELER YENİDEN CANLANIYOR
Zirvede konuşan Takafuji Genel Bilimsel Araştırmalar Enstitüsü’nün Başkanı, Japon bilim insanı Prof. Dr. Yasutane Takafuji plazma teknolojisinde gelinen son noktaya ve yeni geliştirdikleri cihaza yönelik bilgiler vererek , “Aslında plazma üretmek demek, radyasyon türlerinden biri olan gama ışınlarının (gamma ray) yayılması anlamına gelir. Bu gama ışınları ortaya çıktığında, insan hücreleri ve özellikle mitokondriler aktive olur. Mitokondrilerin güçlenmesiyle birlikte, eğer kanser hücreleri gölgede saklanıyorsa, NK (Doğal öldürücü hücreler) hücreleri ve T hücrelerinin onları yok etme gücü artar.” dedi.
‘PLAZMA TEKNOLOJİSİYLE ATP ÜRETİMİ 3 KAT ARTIYOR’
Mitokondrilerin hücrenin enerji merkezi olduğunu söyleyen Takafuji, “Mitokondriler canlandıkça vücut ısısı yükselir ve bağışıklık sistemi ciddi şekilde güçlenir. Plazmanın asıl etkin tarafı ise burada ortaya çıkar. En önemli nokta şudur: Mitokondrilerin aktive olmasıyla birlikte, biyolojik enerji olan ATP üretimi tam 3 kat hızlanır. Bunun deneysel olarak kanıtlandığı gösterilmiştir. Bu durum, tıp dünyası açısından son derece büyük ve çarpıcı bir gelişmedir” diye konuştu.
KİKUCHİ: 'İPS HÜCRELERİ PARKİNSON’DA KLİNİK AŞAMAYA ULAŞTI'
Parkinson hastalığında iki proje üzerinde çalıştıklarına dikkat çeken Kyoto Üniversitesi iPS Hücre Araştırma ve Uygulama Merkezi (CiRA) Öğretim Üyesi, Japon Bilim İnsanı Doç. Dr. Tetsuhiro Kikuchi ise “Biri Parkinson hastalığı, diğeri ise inme (felç) üzerine. Parkinson hastalığı alanında klinik bir çalışmayı halihazırda tamamladık. Yaklaşımımız, dejenerasyona uğramış nöronların aslında kalıcı olarak kaybolmadığı fikrine dayanıyor. Bir hastadan alınan ve çeşitli işlemlere tabi tutulabilmeleri için yeniden programlanan hücre yani iPS hücre teknolojisini kullanarak bu nöronları yeniden oluşturmayı hedefliyoruz. Bu, araştırmamızın çok önemli bir noktası. Parkinson hastalığı kapsamında klinik çalışmalar zaten gerçekleştirilmiş durumda.” diye konuştu.
'PARKİNSON’DA KLİNİK ÇALIŞMA TAMAMLANDI, İNME İÇİN HAYVAN MODELLERİNDE DENENİYOR'
İnme projesinde ise Parkinson hastalığına göre daha farklı bir durumda olduklarını belirten Kikuchi, sözlerine şöyle devam etti:
“Bu çalışma şu anda hayvan deneylerinde kanıtlanmış kavram (proof of concept) aşamasında ve henüz klinik aşamaya geçilmiş değil. Fare çalışmalarını tamamladık ve araştırmayı insan dışı primat modellerine genişletiyoruz. Önümüzdeki birkaç yıl içinde klinik bir çalışma
başlatmayı planlıyoruz. Özetle, Parkinson projesi klinik aşamaya ulaşmışken, inme projesi hala klinik öncesi aşamadadır.” dedi.
HÜCRE VE GEN TEDAVİLERİNDE CAR-T TEKNOLOJİSİ KANSERDE YENİ UMUT
Konferansta hücre ve gen tedavilerinde gelinen son noktaya değinen Medikal Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Metin Kurtoğlu, hücre ve gen tedavilerinin son 10 yılda tıpta devrim niteliğinde bir ilerleme kaydedildiğini belirterek, bu tedavilerin kanserden yaşlanmanın etkilerini geciktirmeye kadar birçok alanda umut vadettiğini söyledi. Hücre ve gen tedavilerinin en önemli özelliğinin, canlı insan hücreleri ve genler üzerinden hastalığın kaynağına doğrudan müdahale etmesi olduğunu aktaran Kurtoğlu, “Hücre ve gen tedavileri içerisinde CAR-T teknolojisi oldukça önemli ve kanseri sıfırlayabilecek tarzda bir teknoloji. Kan kanserlerinde şu anda bir çığır açtı diyebilirim. Bu yönteme erişim şu anda klinik çalışmalar adı altında bütün dünyada ve Türkiye'de var.” ifadelerini kullandı.
TIME'IN 'SAĞLIK ALANINDA EN ETKİLİ 100 KİŞİ' LİSTESİNDEN İKİ BİLİM İNSANI İSTANBUL'DAYDI
Time dergisinin 2024’te yayımladığı “Sağlık Alanındaki En Etkili 100 Kişi” listesinde yer alarak küresel düzeyde etki uyandıran bilim insanları arasında gösterilen iki isim olan Sinirbilimci ve Lozan Üniversite Hastanesi'nden ve EPFL'den Beyin Cerrahı Dr. Jocelyne Bloch ve Prof. Dr. Grégoire Courtine de Cybernicx Future 2026 paneli kapsamında Türkiye'ye gelen isimler arasındaydı. İki bilim insanı, birlikte gerçekleştirdikleri sunumda hareketin yeniden kazanılması için nöroteknolojinin geldiği boyutları ve son çalışmalarını paylaştılar.
17 YILLIK ARAŞTIRMA İLE HİNDİSTAN'I SALLAYAN PARAG GAD DA PANELDE KONUŞTU
Cybernicx Future 2026 kapsamında Türkiye'ye gelen isimlerden biri de Dr. Parag Gad oldu. Tam 17 yıllık araştırma sonucunda geliştirdiği ve UCLA'daki doktora çalışması sırasında tasarladığı felç ve serebral palsi için invaziv olmayan tedavi cihazı ile Hindistan'da katıldığı reality şovunda herkesi etkileyen Dr. Gad, panelde detaylı bir sunum gerçekleştirdi. xStep isimli icadını devrim niteliğinde bir tıbbi cihaz olarak nitelendiren Dr. Parag Gad, cihazın omurilik yaralanmaları ve serebral palsiden kaynaklanan felci, invaziv prosedürler olmadan tedavi edebileceğini belirtti.
BEYİN PLASTİSİTESİ VE OYUN TEKNOLOJİSİ BİRLEŞİYOR
Nörorehabilitasyon alanının son dönemde öne çıkan isimlerinden Johns Hopkins Üniversitesi’nden Dr. John Krakauer, Cybernicx Future 2026’da gerçekleştirdiği sunumda, inme sonrası motor öğrenme ve rehabilitasyon süreçlerini ele aldı. Sunumunda, ileri teknolojiler ve oyunlaştırma temelli yaklaşımların, yoğun ve göreve özgü motor pratik yoluyla öğrenmeyi nasıl desteklediğini; bu süreçlerin de motor performansla ilişkili nöral devrelerde yeniden organizasyonu nasıl teşvik ettiğini paylaştı.
Kaynak: DHA
En Çok Okunan Haberler